24 Haziran 2019 Pazartesi

23 Haziran 2019 Pazar

İlker Kaya - Eşme İlkokulu

EBA HABERİMİZ

İlker Kaya- Eşme İlkokulu

Haziran ayında yazdığı hikayesi en çok beğenilen Berrak Cahide Karabaş'a başarı belgesini Okul Müdürümüz Ahmet Siyah verdiler. Öğrencimizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

22 Haziran 2019 Cumartesi

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu haziran ayı etkinliği



                           
DENİZ KİRLİLİĞİ VE CANLILAR
Günlerden birgün denizin derinliklerinde yaşayan Küçük Balık  gezintiye çıkmış.Bu Küçük balık'ın  en yakın arkadaşı ahtapot   denizde gezerken karşılaşmışlar.Fakat ahtapot çok endişeli görünüyormuş.Küçük Balık merakla sormuş;
Küçük Balık:Ahtapot ne oldu?Neden böyle endişeli görünüyorsun?
Ahtapot:Yukarıya bir gemi geldi ve gemideki kaptan konuşuyordu.
 Küçük Balık:Eeee.Ne dedi?
Ahtapot:Şehirdeki topladıkları çöpleri denize dökeceklerini söylediler.
Küçük Balık:Olamaz!
Ahtapot:Oldu bile.Hadi annenden izin al ve yukarı çıkalım.Neler olacak bir bakalım.
Asude:Ahtapot ve Küçük Balık denizin yüzeyine çıkmışlar.Bir debakmışlar kibütün atık yağlar ve çöpler denize dökülmüş.Ahtapot ve Küçük Balık  bu duruma çok üzülmüşler.Çünkü deniz onların yaşam alnıymış.Denizler kirlenirse balıklar hastalanıp ölebilirmiş.Hemen çöpleri toplamaya başlamışlar.Aradan birkaçgün geçmiş,gemi yeniden görünmüş.
Kaptan:Evet kıyıdan bayağı uzaklaştık.Bizi kimse göremez.Artık çöplerimizi denize bırakabiliriz.Haydi acele edelim.
asude:Ahtapot ve Küçük Balık yine denizde yüzerken geminin uzaklaştığını görürler.Hemen yüzeye çıkarlar.Bir de ne görsünler,yine denize çöp atmışlar.
Ahtapot:Bu böyle olmaz.Biz her zaman çöpleri toplayarak bu sorunu çaözemeyiz.
Küçük balık:Evet.Bu duruma bir çözüm bulmalıyız.Bence gidip bu durumu Bilge Balık'a danışalım.
Asude:Birlikte bilge balığın yanına giderler.Bilge Balık'a durumu anlatırlar.
Bilge Balık.Bence insanlar yaptıkları kötülüğün farkında değiller.Onlara küçük bir ders verelim.Böylece bir daha çevreye zarar vermezler.
Asude:Ve Bilge Balık,ahtapot,ve Küçük balık gemiyi beklemeye başlarlar.Gemi görününce ahtapot kollarıyla büyük dalgalar oluşturur.Ve bu dalgalar attıkları çöpleri geriye gemiye doldurur.balıkları gören kaptan onlara seslenir.
kaptan:Bu da ne?ne oluyor?Siz ne yaptığınızın farında mısınız?
Bilge Balık:Asıl siz ne yaptığınızı anlamadınız mı?sizin geminiz nasıl kirlendiyse,bizim yaşam alanımız da böyle kirleniyor.
kaptan:evet.yaptığımız hatayı şimdi anladım.Denizlere çöp atarak hem doğayı hem de sizin yaşam alanlarınızı kirletiyoruz.ben bu yanlış hareketimizden dolayı özür diliyorum.Ama bunu diğer insanlara da anlatmamız lazım.Bu konuda herkesi bilgilendirmek için elimden geleni yapacağım.
Asude:demiş ve ahtapot,Küçük balık ve Bilge Balıkla vedalaşıp oradan ayrılmış.Bundan sonra balıklar temiz bir denizde yaşamlarını sürdürmüşler.  

26 Mayıs 2019 Pazar

                                             UZAY' A YOLCULUK
Bir zamanlar Umut adında mutlu bir çocuk yaşarmış. O çok zeki ve derslerine iyi çalışan bir çocukmuş. Ayrıca çok da meraklıymış . Kendisini hep uzaya gitmiş hayal edermiş. Uzaydaki yaşamı merak eder, astronotların hayatlarının nasıl olduğunu düşünürmüş. Her gece uymadan önce kendisinin de bir gün astronot olup uzaya gittiğini hayal edermiş.
Birgün sabah uyandığında kendini uzayda bulmuş, yanı başında da bir uzay aracı duruyormuş. Kendi kendine:
- Ben neredeyim böyle? diye sormuş.
Bir anda Mars:
-Sen uzaydasın, demiş.
Umut biden çok korkmuş. Mars' ın yanına gitmiş. Mars' ın yüz ifadesine baktığında onu çok üzgün görmüş. Ona sormuş:
-Neden bu kadar üzgünsün? Mars:
-Bu yıldızlar ve Ay benimle dalga geçiyorlar ve beni çok üzüyorlar.
-Ama neden seninle alay ediyorlar?
-Rengimden dolayı dalga geçiyorlar.
Umut bu duruma çok üzülmüş ve Ay ve yıldızların yanına giderek yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu, Mars' tan özür dilemeleri gerektiğini söylemiş. Yıldızlar ve Ay çok pişman olmuşlar ve Mars' tan özür dilemişler.
Umut uyandığında kendisini yatağında bulmuş ve herşeyin rüya olduğunu anlamış. Rüyasını anne ve babasıyla paylaşmış.

Yazan: Beren Özkaya (3. Sınıf öğrencisi)
Nezihe Derya Baltalı Bilim ve sanat Merkezi
Danışmanı : Münire ALAGÖZ



21 Mayıs 2019 Salı




MUTLU ÇOCUK


Annem,babam ve abim gizli bir telaş içindeydiler.Ben bu telaşın sebebini biliyordum.Bugün doğum günümdü.Bütün bu koşturmaca bunun içindi sanırım.Akşam yemeğinden sonra doğum günü kutlamasını yaptık.Annem bana bir ayakkabı almıştı,babam ise bir çanta almıştı.Abim hikaye kitabı almıştı.Kitap uzaya giden bir çocuğu anlatıyordu.Yatmadan önce kitap okumayı çok sevdiğim için kitabımı okurken uyuyakalmışım.Rüyamda uzaylı bir arkadaşım olmuştu.Geldiği uzay aracı ile yolculuk yaptık.Ay’ı ,yıldızları,Mars’ı ve Dünya’yı daha birçok gezegeni gördüm.Uzay aracı ile yolculuk yapmak çok güzeldi.Ben çok mutlu bir çocuk olmuştum.Yeni arkadaşı m bana gezegeni tanıttı.Ben de ona kendi gezegenim olan Dünya ‘yı anlattım.Çok güzel bir gün olmuştu.Birden annemin sesi ile kendime geldim.Okul saati gelmek üzereydi.Anneme rüyamı anlattım.Uzaya gitmek istediğimi ve bunun  için çok çalışacağımı söyledim.

20 Mayıs 2019 Pazartesi

şubat-mart ayı hikayemiz Renklerin Dünyası


RENKLERİN DÜNYASI
ALİ AMCA---- Ali amca 62 yasında kır bıyıklı, hayvansever bir insandı. Ali amca doğayı ve fidan dikmeyi çok severdi. Her yaz tatilinde melisa Ali amcanın yanına giderdi. Her yaz olduğu gibi bu yazda Melisa Ali amcasının yanına gitmişti.
Melisa ise 10 yaşında akıllı uslu büyüklerine hiç saygısızlık etmeyen bir çocuktu. Melisa Ali amcasının yanına gittiğinde çok mutlu oluyordu. Çünkü amcasının fidanlarını ,çiçeklerini ve ağaçlarını suluyordu. Hem de orada olan en sevdiği arkadaşları Fatma ve Ayşe ile oyun oynayıp ders çalışıyorlardı.Birgün Melisa Fatma’ya” Fatma ,Ali amcam ve Kadir abi konuşurlurken duydum Kadir abi ali amcaya şöyle dedi.
KADİR ABİ--- Ali gökkuşağı görmeyeli uzun zaman oldu. Hatırlarmısın çocukken gökkuşağını yakalayabileceğizi sanırdık.Saatlerce koşardık, biz kovalar o kaçardı sanki. Rengarenk tarlalarda düşe kalka ona ulaşmaya çalışırdık. Hatta bir keresinde gökkuşağının o güzel renklerini seyrederken  küçük bir fidanın dalı kırılmıştı. Ve çok üzülmüştük. Onun yerine hemen bir yeni fidan dikmiştik.O günleri çok özledim. Bir yağmur yağsada gökkuşağı çıksa .
MELİSA--- İşte böyle diyorlardı. Fatma acaba gökkuşağı nasıl oluşuyor. Haydi Ayşe’yide çağıralım ona da soralım. Melisa ve Fatma Ayşe’yi çağırmak için Ayşelerin evine doğru yola koyulurlar. Zile basarlar. Ayşe pencereden bakar.
AYŞE---Melisa Fatma siz mi geldiniz? Bir sorun mu var?
MELİSA---Ayşe çabuk annenden izin al ve aşağı gel.
Ayşe çok heyecanlanır .Annesinden izin alır ve hemen aşağı iner. Arkadaşlarının anlatacaklarını çok merak eder.
MELİSA---Ayşe Ali amca ve kadir abi gökkuşağı hakkında konuşuyorlardı. Bizde gökkuşağının nasıl oluştuğunu merak ettik.Fatma ile sana sormaya geldik. Sen gökkuşağının nasıl oluştuğunu biliyor musun?
AYŞE---Hayır bilmiyorum .Ama nasıl öğreneceğimizi biliyorum. Kütüphaneye gidip bu konuyu araştırabiliriz.Üçü birden bunun güzel bir fikir olduğuna karar verirler.Birlikte kütüphaneye gidip araştırmalarını yaparlar.Doğruca Ali amca’nın ve Kadir abinin yanına giderler.
MELİSA ---Ali amca biz kütüphaneye gittik ,araştırma yaptık ama bize gökkuşağının hikayesini birde sen anlatır mısın?
ALİ AMCA---Demek gökkuşağının nasıl oluştuğunu merak ediyorsunuz. Dinleyin o zaman demesiyle birlikte bahçede bulunan küçük fidan konuşmaya başlamış.
KÜÇÜK FİDAN---Gökkuşağının nasıl oluştuğunu ben anlatayım size. Gökkuşağı ışık ışınlarının su damlaları  içinden geçerken kırılması ve yansımasıyla oluşur. Yağmurlu bir havada güneş açmasıyla gökkuşağını görebilirsiniz.
FATMA--- Peki gökkuşağında hangi renkler görülür küçük fidan?
KÜÇÜK FİDAN---mor , lacivet ,mavi, yeşil, sarı , turuncu ve  kırmızı. Ben bu doğa olayını daha küçük olduğum için birkaç kez gördüm .Ama eminim ki bütün doğa ve siz insanlar gökkuşağını hayranlıkla seyrediyorsunuzdur.
AYŞE---Evet bu muhteşem bir görüntü. Melisa ,Fatma aklıma çok güzel bir fikir geldi. Haydi gelin benimle. Kızlar üçümüz birer fidan dikeceğiz. Her gökkuşağı çıktığında bu fidanların yanına gelip birlikte seyredeceğiz.
Her gün büyük bir özenle bakmışlar fidanlara. Ama yaz tatili bitmiş ayrılık vakti gelmiş. Giderken şöyle bir karar almışlar.

MELİSA--- arkadaşlar her gökkuşağı çıktığında siz fidanların yanına gelip gökyüzünü seyredeceksiniz . Ben de oradan gökyüzünü seyredeceğim. Ve hepimiz birbirimizi ve fidanlarımızı düşünüp mutlu olacağız. Bir daha ki yaz tatilinde görüşmek üzere deyip vedalaşmışlar. Günler ve haftalar geçmiş. Bir yaz deha gelmiş. Melisa koşarak Fatma ve Ayşe’yle buluşmuş. Beraber fidanların yanına gitmişler. Melisa gözlerine inanamamışlar. Fidanlar öyle hızla büyümüş ki.
ALİ AMCA---Neden şaşırıyorsun  Melisa? Onları sizin sevginiz büyüttü. Hep böyle sevgiyle kalın demiş ve birbirlerine sarılıp koşarak oyun oynamaya başlamışlar. 


şubat-mart ayı hikaye çalışmamız




Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu

aralık-ocak ayı hikaye metnimiz
                         UZAY MACERASI
Berkay akıllı dürüst bir çocuktu. Annesi ne derse yapardı. Sabah olmuştu. Annesi Berkay’ı uyandırmaya gidiyordu.
ANNE---Okul saati  gelmiş hala kalkmıyor  bu çocuk. Berkay hadi okula geç kalacaksın.
BERKAY---5 dakika daha uyuyayım anne.
ANNE---Hemen kalk ve hazırlan geç kalacaksın.
BERKAY---Tamam kalktım canım anneciğim.
Berkay kalktı saçını taradı ,kıyafetini giydi. Akşam hazırladığı çantasını kontrol etti. Hiçbir şey eksik değildi. Sonra aşağı inip kahvaltısını yaptı. Berkay çok sağlıklı bir çocuktu. Her zamanki gibi peynir, zeytin, yumurta ve ekmeğini yedi. Sütünü içti. Çantasını aldı. Sevise  bindi. En yakın arkadaşı Sinem’in yanına oturdu.
SİNEM—Günaydın Berkay
BERKAY__ Günaydın Sinem.
SİNEM—Ödevlerini yaptın mı?
BERKAY__ Evet yaptım ama çok  geç yattığım için yorgunum. Ne  okuyorsun Sinem?
SİNEM__ Senin çok ilgini çekeceğini düşündüğüm Uzay Macerası adlı kitap okluyorum. Senin de okumanı tavsiye ederim.       
BERKAY__ Akşam ilk işim bunu okumak olacak.
Berkay ve Sinem okulda çok eğlenceli bir gün geçirirler. Berkay kitabı çok merak ettiği için yerinde duramıyordu. Bir an önce   akşam olmasını istiyordu. Akşam yemeğini yedi, ödevini yaptı ve kitabı eline alıp yatağına uzandı.
BERKAY__ Çok heyecanlıyım. Hemen okumaya başlıyorum. Vay çok ilginç. Artık Uyumam lazım belki kitapta anlatılanları rüyamda görürüm.
Ve Berkay rüyasında arkadaşı Buse ile yolculuk yapar.
BUSE__ Berkay Kızıl Gezegeni çok merak ediyorum. Orada günbatımı mavi oluyormuş. Ayrıca kutup buzullarına sahip tek gezegenmiş. Acaba bizde günbatımını izleyebilir miyiz?
Marsta kum fırtınası çıkar ve kum fırtınasında Buse hafif yaralanır. Berkay onu uzay aracının içine alır ve hemen yardım ister. 
BERKAY__ Mars’tan Nasa’ya  , Mars’tan Nasa’ya 
NASA__ Dinliyorum Mars
BERKAY__ Mars’ta kum  fırtınası çıktı ve Buse yaralandı. Ne yapmalıyım?
NASA__ Uzay aracının sağ üst köşesinde ilkyardım kiti var onu kullanabilirsin.
BERKAY__ Tamam anlaşıldı.
Berkay rüyasından çok  etkilenmişti.Ve okul yılları boyunca uzayla ilgili araştırmalar yaptı. İngilizce ve Rusçasını geliştirdi. Nasa’ya başvurdu.
Başvurusu  kabul edilince 2 yıl süren zorlu bir eğitimden geçti. Ve sonunda astronot olup Ay’a yolculuk yapmaya hak kazandı. Uzay Macerası gerçek oldu ve Ay’a yolculuk başladı.
Berkay Ay’a gerçek yolculuğunu Elın isimli astronot ile yapacaktır. Ve hazırlıklar tamamlanır.
ELIN__Berkay senin adını daha önce duymuştum. Bence sen çok iyi bir astronotsun. Bende okul yıllarında ilk Ay’a giden insanın Neil Amstrong olduğunu öğrendiğim günden itibaren hep bunu hayal etmiştim.Şimdi hayallerim gerçek oldu. Berkay hadi Ay’a gidelim.
Berkay and let’s g oto the moon.
Kemerleri bağla.(Fastın belts.)
Fırlatma düğmesine bas.(Push button)
Hazır.(ready)
One-two-tree-four-five-six-seven-eight-nine-ten.
Ve aya ayak basarlar.
ELIN—Berkay uzay aracımıza binelim ve günlük sporumuzu yapalım. Yoksa    kaslarımız zayıf düşer. Ve sporlarını yaparlar.
Beni en çok rahatsız eden şey yerçekimi olmadığından dolayı dişimi fırçaladığımda  ağzımdaki sıvıyı yutmak zorunda kalmam oluyor.127kg ağırlığındaki 13 katmanlı kötümü giymek bile bu kadar zor gelmiyor.
Ay’ın tabakası toz tabakası ile kaplı olduğundan ve Ay’da atmosfer olmadığından dolayı ayak izlerimizin sonsuza kadar kalacak olması mükemmel bir olay değil mi Berkay.
BERKAY__ Evet  Elın ama ben daha mükemmel bir olaya daha imza atacağım.
Uzaya giden ilk Türk astronot olarak Bu Türk bayrağını buraya dikeceğim. Asıl iz böyle bırakılır.


         

Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu

Proje hazırlığımız


Proje Çalışmalarımızı Hazırlarken 




MUTLU ÜLKE 


Bir astronot Mars ‘ı ve Ay’ı görmek istiyormuŞ. Uzayda yolculuk yapıp Mars’ı gördükten sonra roketi arızalanınca Mutlu Ülke’Ye inmek zorunda kalmış. Mutlu Ülke’nin üzerine inerken çocukların oynadığını görmüş ve  çocukların oynadığı yerden biraz uzak bir yere  uzay roketini indirmiş.Roketten indiğinde çocuklar koşarak astronota yaklaşmışlar ve sizinle uzaya gelmek istiyoruz demişler.Astronot annelerinize sorun demiş.Çocuklar annelerine sorup izin aldıktan sonra astronot kabul etmiş ve sonra hazırlanıp uzay aracına binmişler.Uzay aracı hepsini taşımış,çocuklar hayranlıkla gökyüzünden aşağıya bakıp ülkeyi daha sonra Dünya’yı izliyor ve heyecanlanıyorlarmış. Mutlu çocuğun adı Çiğdemmiş. Çiğdem uzayda çok eğleniyormuş.Uzay aracında tam 18 çocuk varmış.Bunlar; Ayşenaz,Melike,Şeyda,Gülhan,İrem,Osman,Asya,Şeyma, Ceren,Sudenur,Barış,Sude,Mustafa,Adil, Nisa,İsa,Aysima ve Zehra.Astronot birazdan Ay’a ineceklerini ve Ay üzerinde bulunan değerli taşları toplayacaklarını  söylemiş.Çocuklar sevinmişler ve uzay aracının içinde bir o yana bir bu yana koşup durmuşlar.Daha sonra astronot uzay aracını ayın üzerine indirmiş bütün çocuklar dağılarak değerli taşlar aramaya başlamışlar.Taş arama işi uzun sürmüş toplanıp uzay aracına bindiklerinde hepsi çok yorgunmuş.Çiğdem’in uzay aracına bilmediğini fark etmemişler bileUzay aracını çalıştırıp yola çıkmışlar. Çiğdem ise onların hareket edip uzaklaştığını  görmüş ve korku ile konuşmaya başlamış:
­-Beni de alın, beni de alın! diye bağırmış.
 Ama onu duymamışlar. Çiğdem korkudan ne yapacağını düşünüyormuş ne yapacağım burada yalnız kaldım diye ağlamaya başlamış. Tam o sırada annesinin sesini duymuş:
- Çiğdem kahvaltı hazır diye seslenmiş.
 Çiğdem uyanmış Bunların hepsi rüyaymış o kadar sevinmiş ki üstünü değiştirip hemen annesinin yanına koşmuş :
-Anneciğim bir rüya gördüm çok kötüydü… Annesi:
- Korkma kızım bu bir rüya demiş.
Daha sonra okula gitmek için hazırlanmış, derse biraz geç kalmış, kapıyı çalıp öğretmeninden özür dilemiş ve içeriye girmiş.Yerine oturduğunda öğretmeni sormuş:
- Çiğdem anlat bakalım bugün rüyanda ne gördün?