Öğrencilerimize katılım belgelerini verdik. Tüm öğrencilerimizi çalışmalarından dolayı tebrik ederim.
23 Haziran 2019 Pazar
İlker Kaya- Eşme İlkokulu
22 Haziran 2019 Cumartesi
21 Haziran 2019 Cuma
Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu Öğrenci Görüşleri
Hikayesi seçilen öğrencilerimin hikayeyi yazarken neler düşündükleri ile ilgili görüşleri
29 Mayıs 2019 Çarşamba
Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu haziran ayı etkinliği
Günlerden
birgün denizin derinliklerinde yaşayan Küçük
Balık gezintiye çıkmış.Bu Küçük
balık'ın en yakın arkadaşı ahtapot denizde gezerken karşılaşmışlar.Fakat
ahtapot çok endişeli görünüyormuş.Küçük Balık
merakla sormuş;
Küçük
Balık:Ahtapot ne oldu?Neden böyle endişeli görünüyorsun?
Ahtapot:Yukarıya bir gemi geldi ve
gemideki kaptan konuşuyordu.
Küçük
Balık:Eeee.Ne dedi?
Ahtapot:Şehirdeki topladıkları çöpleri
denize dökeceklerini söylediler.
Küçük
Balık:Olamaz!
Ahtapot:Oldu bile.Hadi annenden izin al
ve yukarı çıkalım.Neler olacak bir bakalım.
Asude:Ahtapot ve Küçük Balık
denizin yüzeyine çıkmışlar.Bir
debakmışlar kibütün atık yağlar ve çöpler denize
dökülmüş.Ahtapot
ve Küçük Balık bu
duruma çok üzülmüşler.Çünkü deniz
onların yaşam alnıymış.Denizler kirlenirse balıklar hastalanıp ölebilirmiş.Hemen
çöpleri
toplamaya başlamışlar.Aradan birkaçgün geçmiş,gemi
yeniden görünmüş.
Kaptan:Evet kıyıdan bayağı
uzaklaştık.Bizi kimse göremez.Artık çöplerimizi
denize bırakabiliriz.Haydi acele edelim.
asude:Ahtapot ve Küçük Balık
yine denizde yüzerken geminin uzaklaştığını görürler.Hemen
yüzeye çıkarlar.Bir
de ne görsünler,yine denize çöp atmışlar.
Ahtapot:Bu böyle
olmaz.Biz her zaman çöpleri toplayarak bu sorunu çaözemeyiz.
Küçük
balık:Evet.Bu duruma bir çözüm
bulmalıyız.Bence gidip bu durumu Bilge Balık'a danışalım.
Asude:Birlikte bilge balığın yanına
giderler.Bilge Balık'a durumu anlatırlar.
Bilge Balık.Bence insanlar yaptıkları kötülüğün farkında
değiller.Onlara küçük bir ders verelim.Böylece bir
daha çevreye zarar vermezler.
Asude:Ve Bilge Balık,ahtapot,ve Küçük balık
gemiyi beklemeye başlarlar.Gemi görününce ahtapot
kollarıyla büyük dalgalar
oluşturur.Ve bu dalgalar attıkları çöpleri geriye gemiye
doldurur.balıkları gören kaptan onlara seslenir.
kaptan:Bu da ne?ne oluyor?Siz ne
yaptığınızın farında mısınız?
Bilge Balık:Asıl siz ne yaptığınızı
anlamadınız mı?sizin geminiz nasıl kirlendiyse,bizim yaşam alanımız da böyle
kirleniyor.
kaptan:evet.yaptığımız hatayı şimdi
anladım.Denizlere çöp atarak hem doğayı hem de sizin yaşam
alanlarınızı kirletiyoruz.ben bu yanlış hareketimizden dolayı özür
diliyorum.Ama bunu diğer insanlara da anlatmamız lazım.Bu konuda herkesi
bilgilendirmek için elimden geleni yapacağım.
Asude:demiş ve ahtapot,Küçük balık ve
Bilge Balıkla vedalaşıp oradan ayrılmış.Bundan sonra balıklar temiz bir denizde
yaşamlarını sürdürmüşler.
26 Mayıs 2019 Pazar
UZAY' A YOLCULUK
Bir zamanlar Umut adında mutlu bir çocuk yaşarmış. O çok zeki ve derslerine iyi çalışan bir çocukmuş. Ayrıca çok da meraklıymış . Kendisini hep uzaya gitmiş hayal edermiş. Uzaydaki yaşamı merak eder, astronotların hayatlarının nasıl olduğunu düşünürmüş. Her gece uymadan önce kendisinin de bir gün astronot olup uzaya gittiğini hayal edermiş.
Birgün sabah uyandığında kendini uzayda bulmuş, yanı başında da bir uzay aracı duruyormuş. Kendi kendine:
- Ben neredeyim böyle? diye sormuş.
Bir anda Mars:
-Sen uzaydasın, demiş.
Umut biden çok korkmuş. Mars' ın yanına gitmiş. Mars' ın yüz ifadesine baktığında onu çok üzgün görmüş. Ona sormuş:
-Neden bu kadar üzgünsün? Mars:
-Bu yıldızlar ve Ay benimle dalga geçiyorlar ve beni çok üzüyorlar.
-Ama neden seninle alay ediyorlar?
-Rengimden dolayı dalga geçiyorlar.
Umut bu duruma çok üzülmüş ve Ay ve yıldızların yanına giderek yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu, Mars' tan özür dilemeleri gerektiğini söylemiş. Yıldızlar ve Ay çok pişman olmuşlar ve Mars' tan özür dilemişler.
Umut uyandığında kendisini yatağında bulmuş ve herşeyin rüya olduğunu anlamış. Rüyasını anne ve babasıyla paylaşmış.
Yazan: Beren Özkaya (3. Sınıf öğrencisi)
Nezihe Derya Baltalı Bilim ve sanat Merkezi
Danışmanı : Münire ALAGÖZ
21 Mayıs 2019 Salı
MUTLU ÇOCUK
Annem,babam ve abim gizli bir telaş içindeydiler.Ben bu
telaşın sebebini biliyordum.Bugün doğum günümdü.Bütün bu koşturmaca bunun
içindi sanırım.Akşam yemeğinden sonra doğum günü kutlamasını yaptık.Annem bana
bir ayakkabı almıştı,babam ise bir çanta almıştı.Abim hikaye kitabı
almıştı.Kitap uzaya giden bir çocuğu anlatıyordu.Yatmadan önce kitap okumayı
çok sevdiğim için kitabımı okurken uyuyakalmışım.Rüyamda uzaylı bir arkadaşım
olmuştu.Geldiği uzay aracı ile yolculuk yaptık.Ay’ı ,yıldızları,Mars’ı ve
Dünya’yı daha birçok gezegeni gördüm.Uzay aracı ile yolculuk yapmak çok
güzeldi.Ben çok mutlu bir çocuk olmuştum.Yeni arkadaşı m bana gezegeni
tanıttı.Ben de ona kendi gezegenim olan Dünya ‘yı anlattım.Çok güzel bir gün
olmuştu.Birden annemin sesi ile kendime geldim.Okul saati gelmek
üzereydi.Anneme rüyamı anlattım.Uzaya gitmek istediğimi ve bunun için çok çalışacağımı söyledim.
20 Mayıs 2019 Pazartesi
şubat-mart ayı hikayemiz Renklerin Dünyası
RENKLERİN DÜNYASI
ALİ AMCA---- Ali amca 62 yasında kır bıyıklı, hayvansever
bir insandı. Ali amca doğayı ve fidan dikmeyi çok severdi. Her yaz tatilinde
melisa Ali amcanın yanına giderdi. Her yaz olduğu gibi bu yazda Melisa Ali
amcasının yanına gitmişti.
Melisa ise 10 yaşında akıllı uslu büyüklerine hiç
saygısızlık etmeyen bir çocuktu. Melisa Ali amcasının yanına gittiğinde çok
mutlu oluyordu. Çünkü amcasının fidanlarını ,çiçeklerini ve ağaçlarını
suluyordu. Hem de orada olan en sevdiği arkadaşları Fatma ve Ayşe ile oyun
oynayıp ders çalışıyorlardı.Birgün Melisa Fatma’ya” Fatma ,Ali amcam ve Kadir
abi konuşurlurken duydum Kadir abi ali amcaya şöyle dedi.
KADİR ABİ--- Ali gökkuşağı görmeyeli uzun zaman oldu. Hatırlarmısın
çocukken gökkuşağını yakalayabileceğizi sanırdık.Saatlerce koşardık, biz
kovalar o kaçardı sanki. Rengarenk tarlalarda düşe kalka ona ulaşmaya
çalışırdık. Hatta bir keresinde gökkuşağının o güzel renklerini seyrederken küçük bir fidanın dalı kırılmıştı. Ve çok
üzülmüştük. Onun yerine hemen bir yeni fidan dikmiştik.O günleri çok özledim. Bir
yağmur yağsada gökkuşağı çıksa .
MELİSA--- İşte böyle diyorlardı. Fatma acaba gökkuşağı
nasıl oluşuyor. Haydi Ayşe’yide çağıralım ona da soralım. Melisa ve Fatma
Ayşe’yi çağırmak için Ayşelerin evine doğru yola koyulurlar. Zile basarlar. Ayşe
pencereden bakar.
AYŞE---Melisa Fatma siz mi geldiniz? Bir sorun mu var?
MELİSA---Ayşe çabuk annenden izin al ve aşağı gel.
Ayşe çok heyecanlanır .Annesinden izin alır ve hemen
aşağı iner. Arkadaşlarının anlatacaklarını çok merak eder.
MELİSA---Ayşe Ali amca ve kadir abi gökkuşağı hakkında
konuşuyorlardı. Bizde gökkuşağının nasıl oluştuğunu merak ettik.Fatma ile sana
sormaya geldik. Sen gökkuşağının nasıl oluştuğunu biliyor musun?
AYŞE---Hayır bilmiyorum .Ama nasıl öğreneceğimizi
biliyorum. Kütüphaneye gidip bu konuyu araştırabiliriz.Üçü birden bunun güzel
bir fikir olduğuna karar verirler.Birlikte kütüphaneye gidip araştırmalarını
yaparlar.Doğruca Ali amca’nın ve Kadir abinin yanına giderler.
MELİSA ---Ali amca biz kütüphaneye gittik ,araştırma
yaptık ama bize gökkuşağının hikayesini birde sen anlatır mısın?
ALİ AMCA---Demek gökkuşağının nasıl oluştuğunu merak
ediyorsunuz. Dinleyin o zaman demesiyle birlikte bahçede bulunan küçük fidan
konuşmaya başlamış.
KÜÇÜK FİDAN---Gökkuşağının nasıl oluştuğunu ben
anlatayım size. Gökkuşağı ışık ışınlarının su damlaları içinden geçerken kırılması ve yansımasıyla
oluşur. Yağmurlu bir havada güneş açmasıyla gökkuşağını görebilirsiniz.
FATMA--- Peki gökkuşağında hangi renkler görülür küçük
fidan?
KÜÇÜK FİDAN---mor , lacivet ,mavi, yeşil, sarı , turuncu
ve kırmızı. Ben bu doğa olayını daha
küçük olduğum için birkaç kez gördüm .Ama eminim ki bütün doğa ve siz insanlar gökkuşağını
hayranlıkla seyrediyorsunuzdur.
AYŞE---Evet bu muhteşem bir görüntü. Melisa ,Fatma
aklıma çok güzel bir fikir geldi. Haydi gelin benimle. Kızlar üçümüz birer
fidan dikeceğiz. Her gökkuşağı çıktığında bu fidanların yanına gelip birlikte
seyredeceğiz.
Her gün büyük bir özenle bakmışlar fidanlara. Ama yaz
tatili bitmiş ayrılık vakti gelmiş. Giderken şöyle bir karar almışlar.
MELİSA--- arkadaşlar her gökkuşağı çıktığında siz
fidanların yanına gelip gökyüzünü seyredeceksiniz . Ben de oradan gökyüzünü
seyredeceğim. Ve hepimiz birbirimizi ve fidanlarımızı düşünüp mutlu olacağız. Bir
daha ki yaz tatilinde görüşmek üzere deyip vedalaşmışlar. Günler ve haftalar
geçmiş. Bir yaz deha gelmiş. Melisa koşarak Fatma ve Ayşe’yle buluşmuş. Beraber
fidanların yanına gitmişler. Melisa gözlerine inanamamışlar. Fidanlar öyle
hızla büyümüş ki.
ALİ AMCA---Neden şaşırıyorsun Melisa? Onları sizin sevginiz büyüttü. Hep
böyle sevgiyle kalın demiş ve birbirlerine sarılıp koşarak oyun oynamaya
başlamışlar.
Gülşah Erten Milli Egemenlik İlkokulu
aralık-ocak ayı hikaye metnimiz
UZAY MACERASI
Berkay
akıllı dürüst bir çocuktu. Annesi ne derse yapardı. Sabah olmuştu. Annesi
Berkay’ı uyandırmaya gidiyordu.
ANNE---Okul
saati gelmiş hala kalkmıyor bu çocuk. Berkay hadi okula geç kalacaksın.
BERKAY---5
dakika daha uyuyayım anne.
ANNE---Hemen
kalk ve hazırlan geç kalacaksın.
BERKAY---Tamam
kalktım canım anneciğim.
Berkay
kalktı saçını taradı ,kıyafetini giydi. Akşam hazırladığı çantasını kontrol
etti. Hiçbir şey eksik değildi. Sonra aşağı inip kahvaltısını yaptı. Berkay çok
sağlıklı bir çocuktu. Her zamanki gibi peynir, zeytin, yumurta ve ekmeğini
yedi. Sütünü içti. Çantasını aldı. Sevise bindi. En yakın arkadaşı Sinem’in yanına
oturdu.
SİNEM—Günaydın
Berkay
BERKAY__
Günaydın Sinem.
SİNEM—Ödevlerini
yaptın mı?
BERKAY__ Evet
yaptım ama çok geç yattığım için
yorgunum. Ne okuyorsun Sinem?
SİNEM__ Senin
çok ilgini çekeceğini düşündüğüm Uzay Macerası adlı kitap okluyorum. Senin de
okumanı tavsiye ederim.
BERKAY__ Akşam
ilk işim bunu okumak olacak.
Berkay ve
Sinem okulda çok eğlenceli bir gün geçirirler. Berkay kitabı çok merak ettiği
için yerinde duramıyordu. Bir an önce akşam
olmasını istiyordu. Akşam yemeğini yedi, ödevini yaptı ve kitabı eline alıp
yatağına uzandı.
BERKAY__ Çok
heyecanlıyım. Hemen okumaya başlıyorum. Vay çok ilginç. Artık Uyumam lazım
belki kitapta anlatılanları rüyamda görürüm.
Ve Berkay
rüyasında arkadaşı Buse ile yolculuk yapar.
BUSE__ Berkay
Kızıl Gezegeni çok merak ediyorum. Orada günbatımı mavi oluyormuş. Ayrıca kutup
buzullarına sahip tek gezegenmiş. Acaba bizde günbatımını izleyebilir miyiz?
Marsta kum
fırtınası çıkar ve kum fırtınasında Buse hafif yaralanır. Berkay onu uzay aracının
içine alır ve hemen yardım ister.
BERKAY__ Mars’tan
Nasa’ya , Mars’tan Nasa’ya
NASA__ Dinliyorum
Mars
BERKAY__ Mars’ta
kum fırtınası çıktı ve Buse yaralandı. Ne
yapmalıyım?
NASA__ Uzay
aracının sağ üst köşesinde ilkyardım kiti var onu kullanabilirsin.
BERKAY__ Tamam
anlaşıldı.
Berkay
rüyasından çok etkilenmişti.Ve okul
yılları boyunca uzayla ilgili araştırmalar yaptı. İngilizce ve Rusçasını
geliştirdi. Nasa’ya başvurdu.
Başvurusu kabul edilince 2 yıl süren zorlu bir
eğitimden geçti. Ve sonunda astronot olup Ay’a yolculuk yapmaya hak kazandı. Uzay
Macerası gerçek oldu ve Ay’a yolculuk başladı.
Berkay Ay’a
gerçek yolculuğunu Elın isimli astronot ile yapacaktır. Ve hazırlıklar
tamamlanır.
ELIN__Berkay
senin adını daha önce duymuştum. Bence sen çok iyi bir astronotsun. Bende okul
yıllarında ilk Ay’a giden insanın Neil Amstrong olduğunu öğrendiğim günden
itibaren hep bunu hayal etmiştim.Şimdi hayallerim gerçek oldu. Berkay hadi Ay’a
gidelim.
Berkay and
let’s g oto the moon.
Kemerleri
bağla.(Fastın belts.)
Fırlatma
düğmesine bas.(Push button)
Hazır.(ready)
One-two-tree-four-five-six-seven-eight-nine-ten.
Ve aya ayak
basarlar.
ELIN—Berkay
uzay aracımıza binelim ve günlük sporumuzu yapalım. Yoksa kaslarımız zayıf düşer. Ve sporlarını yaparlar.
Beni en çok
rahatsız eden şey yerçekimi olmadığından dolayı dişimi fırçaladığımda ağzımdaki sıvıyı yutmak zorunda kalmam
oluyor.127kg ağırlığındaki 13 katmanlı kötümü giymek bile bu kadar zor
gelmiyor.
Ay’ın
tabakası toz tabakası ile kaplı olduğundan ve Ay’da atmosfer olmadığından
dolayı ayak izlerimizin sonsuza kadar kalacak olması mükemmel bir olay değil mi
Berkay.
BERKAY__ Evet
Elın ama ben daha mükemmel bir olaya
daha imza atacağım.
Uzaya giden
ilk Türk astronot olarak Bu Türk bayrağını buraya dikeceğim. Asıl iz böyle
bırakılır.
MUTLU ÜLKE
Bir astronot Mars ‘ı ve
Ay’ı görmek istiyormuŞ. Uzayda yolculuk yapıp Mars’ı gördükten sonra roketi
arızalanınca Mutlu Ülke’Ye inmek zorunda kalmış. Mutlu Ülke’nin üzerine inerken
çocukların oynadığını görmüş ve çocukların oynadığı yerden biraz uzak bir yere
uzay roketini indirmiş.Roketten
indiğinde çocuklar koşarak astronota yaklaşmışlar ve sizinle uzaya gelmek
istiyoruz demişler.Astronot annelerinize sorun demiş.Çocuklar annelerine sorup
izin aldıktan sonra astronot kabul etmiş ve sonra hazırlanıp uzay aracına
binmişler.Uzay aracı hepsini taşımış,çocuklar hayranlıkla gökyüzünden aşağıya
bakıp ülkeyi daha sonra Dünya’yı izliyor ve heyecanlanıyorlarmış. Mutlu çocuğun
adı Çiğdemmiş. Çiğdem uzayda çok eğleniyormuş.Uzay aracında tam 18 çocuk varmış.Bunlar;
Ayşenaz,Melike,Şeyda,Gülhan,İrem,Osman,Asya,Şeyma,
Ceren,Sudenur,Barış,Sude,Mustafa,Adil, Nisa,İsa,Aysima ve Zehra.Astronot
birazdan Ay’a ineceklerini ve Ay üzerinde bulunan değerli taşları
toplayacaklarını söylemiş.Çocuklar sevinmişler
ve uzay aracının içinde bir o yana bir bu yana koşup durmuşlar.Daha sonra
astronot uzay aracını ayın üzerine indirmiş bütün çocuklar dağılarak değerli
taşlar aramaya başlamışlar.Taş arama işi uzun sürmüş toplanıp uzay aracına bindiklerinde
hepsi çok yorgunmuş.Çiğdem’in uzay aracına bilmediğini fark etmemişler bileUzay
aracını çalıştırıp yola çıkmışlar. Çiğdem ise onların hareket edip
uzaklaştığını görmüş ve korku ile
konuşmaya başlamış:
-Beni de alın, beni de
alın! diye bağırmış.
Ama onu duymamışlar. Çiğdem korkudan ne
yapacağını düşünüyormuş ne yapacağım burada yalnız kaldım diye ağlamaya
başlamış. Tam o sırada annesinin sesini duymuş:
- Çiğdem kahvaltı hazır
diye seslenmiş.
Çiğdem uyanmış Bunların hepsi rüyaymış o kadar
sevinmiş ki üstünü değiştirip hemen annesinin yanına koşmuş :
-Anneciğim bir rüya
gördüm çok kötüydü… Annesi:
- Korkma kızım bu bir
rüya demiş.
Daha sonra okula gitmek
için hazırlanmış, derse biraz geç kalmış, kapıyı çalıp öğretmeninden özür
dilemiş ve içeriye girmiş.Yerine oturduğunda öğretmeni sormuş:
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


































